Results for 'Merja L��hdesm��ki'

1000+ found
Order:
  1.  3
    Extraneuronal Roles of Cyclin‐Dependent Kinase 5.Jesusa L. Rosales & Ki-Young Lee - 2006 - Bioessays 28 (10):1023-1034.
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  2. Pavlus Ant'kî'nin İslam Eleştirisi: El-Kit'bü'l Mantıkî.Tahir Aşi̇rov & İbrahim Türkoğlu - 2019 - van İlahiyat Dergisi 7 (11):252-265.
    Sayda Piskoposu Rahip Pavlus Antâkî’nin Hıristiyan Mezheplerinin inanç esaslarını konu edinen risalesinin el yazması, Saint Petersburg’daki Rusya Bilimler Akademisi, Doğu Yazmalar Enstitüsü Kütüphanesinde bulunmaktadır. Envanter nosu B1218 olup 1b-9b arası varaklarda yer almaktadır. Çevirisi yapılan risalede, İslam’ın kutsal kitabı olan Kur’an-ı Kerim’den hareketle Hıristiyanlığı ve onun teolojisini açıklanmakta ve Müslümanların Hıristiyanlık anlayışı eleştirilmektedir. Risale, Hıristiyan teolojisinin esası olan teoloji, kristoloji ve marioloji konularını içermektedir. Ortaçağda İbn Teymiyye’nin “el-Cevabu’s-sahih limen beddele dine’l-Mesih” ismiyle reddiye yazdığı Sayda Piskoposu Rahip Pavlus Antakî tarafından kaleme (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  3.  7
    Şerh Of Tuhfe-i Ş'hidî : Pîrî Paşa-Z'de Mehmed B. Abdü’l-B'kî El-Cem'lî’s Tuhfe-i Mîr.Zehra GÜMÜŞ - 2007 - Journal of Turkish Studies 2:296-312.
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  4.  3
    Yunus emre’ni̇n “ki̇bi̇r destani”ndan hareketle günümüz felsefe alanina bi̇r bakiş.Nurten Ki̇ri̇ş Yilmaz - 2021 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 37:24-39.
    İnsan “kendini bil”melidir. Çünkü insanın kendini bilmemesi yani eksikliğinin, aldatılırlığının ya da yanılabilirliğinin farkında olmaması onun temelde kendi benliğini, toplumsal rollerini, ahlaki ve siyasal varlık oluşunu yitirmesine sebep olacaktır. İnsan aklıyla ayakları yere basan ama kibriyle başını arşa kaldıran bir varlıktır. Eğer aklı onun kibirli başını eğdirmeyi başaramazsa kaçınılmaz olarak kibirli söz ve üslup, kibirli bakış ve görüş ortaya çıkacaktır. Kibir ile ortaya konulmuş her düşünce en temelde ahlaki sorunlar ortaya çıkaracağı gibi bir de, eksikliklerini kabul etmeyen dogmatik bir tutum (...)
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  5. O./Weigelin, L. I Deiters, W. I Ritz, A. I Kaltenborn, R.: Ein-satzbereiche und Potenziale der RFID-Technologie im Deutschen Gesundheits-wesen. Stuttgart. [REVIEW]Ki Koch Gassner - 2007 - IRB: Ethics & Human Research 1.
    No categories
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  6.  7
    19. Yüzyıl Klasik Şairlerimizden Muhamme.Ferdi Ki̇remi̇tçi̇ - 2013 - Journal of Turkish Studies 8 (Volume 8 Issue 4):969-1032.
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  7.  9
    Si-Yu-Ki. Buddhist Records of the Western World.R. L. Backus & Samuel Beal - 1969 - Journal of the American Oriental Society 89 (4):832.
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark   2 citations  
  8.  4
    Applications of Neutron-Based and Ion Beam Methods in Cultural Heritage Research at the Budapest Neutron CentreApplications des Méthodes Neutroniques Et À Faisceaux D’Ions Dans L’Étude du Patrimoine Culturel au Centre de Neutrons de Budapest.Zsolt Kasztovszky, Zoltán Kis, Boglárka Maróti, László Szentmiklósi, Györg Káli, Imre Kovács, Adél Len, Katalin Pánczél-Bajnok, László Rosta & Zoltán Szőkefalvi-Nagy - 2016 - Techne 43:70-74.
  9.  3
    Mezhepleri̇n Haber-İ Vâhi̇d İle Amel Etmek İçi̇n Beni̇msedi̇kleri̇ Şartlar Ve Bu Şartlarin Hükümlere Etki̇si̇ -Ki̇tâbu’L-Cenâi̇z Özeli̇nde-.Tacettin ÇETİNTÜRK - 2021 - van İlahiyat Dergisi 9 (15):60-83.
    Fıkıh literatüründe sünnet önemli bir yere sahiptir. Çünkü fıkhın temeli Hz. Peygamber tarafından atılmış ve fıkhın gayesini en iyi bilen ve uygulayan kendisi olmuştur. Bu sebeple şer’î amelî konularda hüküm istinbatı için müctehid imamlar, Kur’an’dan sonra sünnete başvurmuşlardır. Bununla birlikte müctehid imamlar, Hz. Peygamber’den gelen rivayetlerin bazılarını kabul ve onlarla amel etmede görüş ayrılıkları yaşamışlardır. Görüş ayrılıklarının temelinde ise sünnetin ekseriyetini teşkil eden haber-i vâhid vardır. Çünkü haber-i vâhid yapısal açıdan yalan, yanlışlık ve vehm ihtimali bulundurması yanında doğruluğu zan ile (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  10. Cahiers de la Revue de Theologie Et de Philosophie.I. Backus, P. Fraenkel, L. Giard, P. Lardee W. Sparn, M. de Gandillac, J. Jolivet, G. Kiing, A. de Libera, S. Vanni Rovighi & Eric Junod - 1993 - Revue de Théologie Et de Philosophie 43:110.
  11.  4
    Ki̇mi̇ nöroloji̇k veri̇ler işiğinda beyi̇n-bi̇li̇nç i̇li̇şki̇si̇ üzeri̇ne kisa bi̇r tartişma I.Beyza Nur Bayat - 2019 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 31:41-46.
    Bilinç ile beyin arasındaki ilişki, düşünce tarihi boyunca tartışma konusu olmuştur. Son yüzyıla kadar zihin-beden ya da ruh-madde gibi kavramlarla anılan bu mesele, nörolojinin ivme kazanmasıyla birlikte beyin ve bilinç arasındaki ilişkiye indirgenmiştir. Bu bağlamda, insanın beyninde ortaya çıkan bilinçlilik durumunun, başka bir deyişle fenomenal deneyimlerin, nasıl meydana geldiği ve beyin ile bilincin birbirlerini nasıl etkiledikleri, hem bilimsel verilerle hem de bu verilerden hareketle ortaya konan felsefi yaklaşımlarla açıklanmaya çalışılmaktadır. Bu çalışmada, beyin ve bilinç arasındaki etkileşim sorununun nörolojinin verilerinden hareketle (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  12.  34
    A Diamond-Based Electrode for Detection of Neurochemicals in the Human Brain.Kevin E. Bennet, Jonathan R. Tomshine, Hoon-Ki Min, Felicia S. Manciu, Michael P. Marsh, Seungleal B. Paek, Megan L. Settell, Evan N. Nicolai, Charles D. Blaha, Abbas Z. Kouzani, Su-Youne Chang & Kendall H. Lee - 2016 - Frontiers in Human Neuroscience 10.
  13.  3
    Ki̇mi̇ nöroloji̇k veri̇ler işiğinda beyi̇n-bi̇li̇nç i̇li̇şki̇si̇ II.Beyza Nur Çavuş - 2020 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 33:56-61.
    Yüzyıllardır tartışılagelen zihin-beden sorunu, günümüzde bilinç ve beyin arasındaki etkileşim problemi olarak ele alınmaktadır. Ortaya konan nörolojik verilerden hareketle, tamamen maddi bir organ olan beyin ile fiziksel özellikler taşımayan bilinç arasında, nasıl bir ilişki olduğunu açıklamak için felsefi kuramlar ileri sürülmektedir. Bu kuramlardan bazıları, bilinç ile beynin birbirinden tamamen bağımsız olduğunu iddia eden düalist kuramlardır. Bazıları ise, bu bağımsızlığı reddederek ikisinden birini diğerine indirgeme yolu ile çözüme ulaşmaya çalışan monist kuramlardır. Bu çalışmada, beyin-bilinç ilişkisini açıklamaya çalışan çağdaş felsefi kuramlar ele (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  14.  6
    Bazı Şiir Mecmualarından Hareketle Basılı Divanlardabulunmayan B'kî Mahlaslı Şiirler-II.Beyhan Kesi̇k - 2013 - Journal of Turkish Studies 8 (Volume 8 Issue 13):337-337.
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  15.  1
    Ahl'kî Özdenetim Duygusu Olarak Pişmanlığın Mahiyeti.Muhammet Caner Ilgaroğlu - forthcoming - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi.
    Duygular; insanın epistemik, etik ve estetik yönleriyle doğrudan ilişkili varoluşsal özniteliklerdir. İnsan anlam-lı, değerli ve güzel bir hayat kurarken akılla birlikte duygulardan motivasyon almaktadır. Duygular, çok fonk-siyonlu yapısıyla insanın niyet, tutum, tavır ve eylemlerini belirleme, harekete geçirme, yönlendirme, etkile-me, dönüştürme, frenleme ve bazen de manipüle etme araçlarıdır. Bu nedenle ahlak başta olmak üzere insan eylemlerini problem edinen her araştırma, duyguları ele almak durumun¬dadır. İnsanı tam anlamıyla tanıma-nın yolu, pratik yaşantısı içerisinde ortaya çıkan duygusallığını anlamaktan geçer. Dolayısıyla teorik olanın durağanlığı ile (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  16. Tahki̇ki̇ Ve Takli̇di̇ İman Perspekti̇fi̇nde Mü’Mi̇n Ki̇şi̇li̇k.Süleyman Yavuzer - 2022 - van İlahiyat Dergisi 10 (16):48-70.
    İman kavramı e-m-n kökünden gelen inanmak, güvenmek,bağlanmak, boyun eğmek, itaat ve takip etmek vb anlamlara gelen bir kelimedir. Arap dili grameri ve semantiği içerisinde farklı bağlaç/harflerle kullanılan ve birlikte kullanıldığı bağlaca/harfe göre farklı anlamlar kazanan, ayrıca çıkış noktalarına ve yaklaşım biçimlerine bağlı olarak farklılık ve çeşitlilik arz eden, anlam daralmaları ve genişlemeleri yanında özel alan kullanımları da bulunan bir kavramdır. Tahkiki iman, vahiyle bildirilen ve Allah Resulü’nün tebliğ ettiği bütün emir/nehiyler hususunda kalbi itmi’nan sağlayan, güven telkin eden, kesin itimat veren, (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  17. Martin Buber’de Diyalog Felsefesi ve Ontolojik Etik Arasındaki İlişki.Muhammed Toprak & Nurten Ki̇ri̇ş Yilmaz - 2022 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 38:37-47.
    Bu çalışmanın amacı Martin Buber etiğinin özgünlüğünü keşfetmek ve geliştirmektir. Buber varlığı ilişki temelinde ele alarak Ben-O ve Ben-Sen ilişkisi olarak ayırmıştır. Ben-O ilişkisi insanın varlıkla sıradan tecrübesine karşılık gelirken, Ben-Sen ilişkisi insanın ötekiyle diyalog kurduğu anda ortaya çıkan daha derin bir ilişkidir. Ötekiyle ilişki; tüm etik değerlendirmeleri içinde barındıran, yaşamın dinamizmine uygun, insanlık tarihinin mitolojik ve etik dinamiklerini de içeren bir ilişkinin temellerini içermektedir. Ben-Sen ilişkisi yalnızca insanın insanlarla kurduğu bir ilişkiyi değil insanın canlı, cansız ve manevi tüm varlıklarla (...)
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  18.  2
    Le Chat-Monstre Dans Meigetsu-Ki de Fujiwara No Teika : Première Occurrence du Terme Nekomata Dans la Littérature Japonaise?The Monster Cat in Meigetsu-Ki by Fujiwara No Teika: The First Occurrence of the Term Nekomata in Japanese Literature?Kôji Watanabe, Tomomi Yoshino & Olivier Lorrillard - 2021 - Iris 41.
    La figure diabolisée du chat dans la littérature japonaise évolue sans cesse au cours de l’époque médiévale, et nous prenons ici l’exemple d’un chat-monstre nommé nekomata. L’un des exemples littéraires les plus connus se trouve dans les Heures oisives, ouvrage écrit vers 1330 par Yoshida Kenkô. Il semble cependant que le terme nekomata soit apparu un siècle plus tôt, comme le montre l’entrée du 2 août 1233 dans le Journal de la lune brillante de Fujiwara no Teika, l’un des plus (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  19.  1
    Pandemi̇ karşisinda ‘maske’ takan i̇nsan.Nurten Ki̇ri̇ş Yilmaz - 2021 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 34:35-52.
    Covid-19, yeni koronavirüs salgını, insanoğlunun karşısına birdenbire çıkmış ve insan bu felaket karşısında yaşamını devam ettirebilmek için belli birtakım kurallara bağlı olmak zorunda olduğunu görmüştür. Pandeminin getirdiği yeni kurallara bağlı olarak kullanmaya başladığımız maske de bu şartlardan biridir. Tarih boyunca somut olarak maske kullanımı insana uzak ya da yabancı bir durum değildir. Maskenin sözlük anlamlarına baktığımızda tozdan ya da kimyasallardan korunmak için kullanılan bir araç olduğunu gördüğümüz gibi, bir de soyut anlamda kendini ötekine farklı bir şekilde yansıtma veya aktarma durumu (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  20.  2
    Nietzsche’de “güç i̇stenci̇” ve kutsallik i̇li̇şki̇si̇.Fadime Rukiye Bayindir - 2019 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 31:76-84.
    Friedrich Nietzsche 19. yüzyıl felsefesinde tüm ahlaki ve dinsel inançlara savaş açarak yeni değerler arayan bir filozoftur. Bu eğilimini “Böyle Buyurdu Zerdüşt” isimli eserinde Zerdüşt karakterine yükleyen Nietzsche, Zerdüşt aracılığıyla bütün dinsel inançların çöktüğünü ve geleneksel ahlaki değerlerin yıkıldığını haber verip, insanları bağlı oldukları inançlardan kurtarmaya çalışan bir yeryüzü peygamberi portresi çizmiştir. Nietzsche’nin değerlerin altüst edilişinin simgesi ve sözcüsü olan Zerdüşt günümüz dinlerinin peygamberinden oldukça farklı bir yol çizmektedir. Nietzsche Zerdüşt üzerinden sadece değerlerin ters yüz edilmesini ve yıkılmasını savunmakla kalmaz (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  21.  1
    Türk Makam Müzi̇ği̇ Ekseni̇nde Hati̇p Zâki̇rî Hasan Efendi̇’Ni̇n İki̇ İlâhîsi̇ Üzeri̇ne Makamsal Ve Bi̇çi̇msel Bi̇r İnceleme.Emre Akgün - 2021 - van İlahiyat Dergisi 9 (15):162-174.
    Türk makam müziği, kökeni Orta Asya’ya dayanan, Çin, Hint, Fars ve Ortadoğu kültürüyle yoğurulmuş, çok kültürlü yapısıyla oldukça zenginleşmiş bir müziktir. İslâmiyetin kabulüyle Orta çağ İslâm dünyasının en önemli kuramcılarından olan Kındî, Farâbî ve İbn-î Sînâ yapmış oldukları çalışmalarla Türk makam müziğinin gelişimine büyük katkı sağlamışlardır. Türk mûsikîsi en büyük gelişimini Osmanlı devleti zamanında göstermiştir. Padişahların birçoğunun mevlevî tarikatına mensup olması bu bağlamda mûsikî ve edebiyata hâkim olmaları gelişimi sağlayan en önemli etkenlerdendir. Türk makam müziğinin gelişiminde Doğu coğrafyası ile olan (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  22.  2
    21. yüzyil ve mevlana’dan vefasizlik üzeri̇ne ki̇mi̇ uyarilar.Metin Yasa - 2021 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 35:28-35.
    Ahlak, 21.yüzyıl insanının dikkate alması gereken temel bir varlık alanıdır. Bu alan içinde, bireysel ve toplumsal yaşamı yönlendiren erdem ve erdemsizlik tartışması önemli bir yer tutar. Bu makalede, Mevlana’nın görüşlerine özel atıfla, bir erdemsizlik örneği olarak vefasızlık üzerinde durulmaktadır.
    No categories
    Direct download (3 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  23.  12
    Müneccimbaşı Ahmed Dede’nin Ahl'k Düşüncesi: Meşş'î Felsefe ile Tasavvufî Düşünceyi İşr'kî Hikmette Sentezleme.İlker Kömbe - 2021 - Nazariyat, Journal for the History of Islamic Philosophy and Sciences 7 (1):149-174.
    Bu makale, Osmanlı döneminde, on yedinci yüzyılın ortası ile on sekizinci yüzyılın başında yaşamış olan Müneccimbaşı Ahmed Dede’nin ahlâk, ev idaresi ve siyasetten meydana gelen pratik felsefe türündeki Şerhu’l-Ahlâki’l-Adud şerhinin ahlâk ilmi bölümünü inceleme konusu yapmaktadır. Bu incelemenin iki iddiasından söz edilebilir. Birincisi, Müneccimbaşı ve yazdığı şerh, ahlâk felsefesi veya pratik felsefe açısından ve yazıldığı dönem dikkate alındığında, kadim olandan hareketle yenilenme veya kadim olanı güncelleme olarak tanımlanabilir. Fakat felsefî ahlâk bağlamında, kadim olanı yenileme veya güncelleme, yöntemlerin ayrıştırılması şeklinde değil, (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  24.  1
    Klasik Arap Şiirinde “Yaşlılık”.Adnan Arslan - 2020 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 6 (1):49-64.
    Varlığa ilk adım attığı andan itibaren hayatı seven insanoğlu, yaşı ilerle-dikçe tanıştığı ve bağlandığı diğer insanların sayısının artmasıyla hayata daha da bağlanmaktadır. Ancak ne var ki anne-baba, evlat-torun, eş-dost yakınlıklarıyla şenlenen hayatın sonunu ve ayrılıkların yakınlaşmakta olduğunu haber veren ihtiyarlık gün içinde ikindiye, yıl içerisinde de sonbahara benzemektedir. Karanlık gece ve soğuk kışların habercisi olan ihtiyarlık dönemi beka arzusuyla coşkun insan tabiatı açısından hüzünlü bir dönemi ifade etmektedir. “Yaşlılık” olgusu, duygusal yoğunluklardan hayatını alan edebiyatın dikkatini çeken temalarından biridir. Hemen her (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  25.  13
    A Polarized Partition Relation for Weakly Compact Cardinals Using Elementary Substructures.Albin L. Jones - 2006 - Journal of Symbolic Logic 71 (4):1342 - 1352.
    We show that if κ is a weakly compact cardinal, then $\left( \matrix \kappa ^{+} \\ \kappa\endmatrix \right)\rightarrow \left(\left( \matrix \alpha \\ \kappa \endmatrix \right)_{m}\left( \matrix \kappa ^{n} \\ \kappa \endmatrix \right)_{\mu}\right)^{1,1}$ for any ordinals α < κ⁺ and µ < κ, and any finite ordinals m and n. This polarized partition relation represents the statement that for any partition $\kappa \times \kappa ^{+}=\underset i<m\to{\bigcup }K_{i}\cup \underset j<\mu \to{\bigcup }L_{j}$ of κ × κ⁺ into m + µ pieces either there (...)
    Direct download (6 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark   1 citation  
  26. Mukchŏm Ki Se-Ch'un Sŏnsaeng Kwa Hamkke Hanŭn Sŏngnihak Kaeron.Se-ch'un Ki - 2007 - Pai Puksŭ.
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  27. A Fundamental Link Between System Theory and Statistical Mechanics.H. Atmanspacher & H. Scheingraber - 1987 - Foundations of Physics 17 (9):939-963.
    A fundamental link between system theory and statistical mechanics has been found to be established by the Kolmogorov entropy K. By this quantity the temporal evolution of dynamical systems can be classified into regular, chaotic, and stochastic processes. Since K represents a measure for the internal information creation rate of dynamical systems, it provides an approach to irreversibility. The formal relationship to statistical mechanics is derived by means of an operator formalism originally introduced by Prigogine. For a Liouville operator L (...)
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark   7 citations  
  28.  1
    Mukchŏm Ki Se-Ch'un Sŏnsaeng Kwa Hamkke Hanŭn Sirhak Sasang.Se-ch'un Ki - 2012 - Pai Puksŭ.
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  29.  12
    ‘Bilimsel İlerlemeler Tanrı’yı Yok mu Ediyor?’ Sorusu ve Kel'mî Açıdan Değerlendirilmesi.Murat Akin - 2020 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 6 (2):701-730.
    Rönesans ve ardında Aydınlanma dönemiyle beraber gerçekleşen bilimsel ilerlemeler fazlaca dikkat çekmeyi başarmıştır. Bunun sonucunda modern bilim, bilginin en güvenilir kaynağı olarak kabul edilerek onun her meseleyi çözebileceği bir zemine oturtturulmuştur. Öyle ki bilim, Tanrı’nın var olup olmadığına dair de bilgi üretebileceği dillendirilmiştir. Bu aşamada ideolojik yaklaşımların ve din adına sergilenen bazı temelsiz akıl dışı argümanların katkısıyla da bilim artık kutsal bir müesseseye dönüştürülmüştür. Kutsala dönüştürülen bilim, bir diğer kutsal olan dinle artık ortak bir zeminde buluşamayacak hale dönüşmüş ve yanlış (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  30.  53
    İbn Sînâ’da İdrak Mertebeleri ve İkinci Felsefî Ma’kûller.Sedat Baran - 2020 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 6 (1):291-312.
    İdrak ve niteliği felsefenin en önemli problemlerinden biridir. İbn Sînâ hissî, hayalî, vehmî ve aklî olmak üzere dört farklı idrak mertebesi dillendirir. Buna göre insan nefsi nesnelerin suretlerini duyu yetileriyle algılar. Daha sonra bu suretleri hayal yetisine teslim eder. Akabinde akıl bu sureti barındırdığı maddî eklentilerden arındırarak aklî suretlerin oluşumu için gerekli zeminleri hazırlar. Daha sonra faal akıl insan nefsine aklî suretleri verir. İnsan zihninde duyularla algılanan bu kavramlardan başka kavramlar da vardır. Bu küllî kavramların yeri nesnel âlem değil öznel (...)
    Direct download (3 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  31. Politikayı Hannah Arendt'le Birlikte Yeniden Düşünmek.Metehan Karakurt & Adem Çelik - manuscript
    Modern politika tanımlarında hâkim kavramlardan söz etmek olasıdır. Bu kavramlar arasında; iktidar, şiddet, hiyerarşi, güvenlik, kaynak dağıtımı öne çıkanlardır. Politika, birçoklarına göre, iktidarın ve gücün nasıl dağıtıldığı ve kullanıldığıyla ilgilidir. Politika, salt iktidarla ilişkili bir biçimde tanımlandığında, şiddet, politikanın etkili araçlarından birisi gibi görünür. Hatta daha ileriye gidilerek, şiddet, iktidarın dışavurumu olarak görülür. C. W. Mills’in, “siyaset iktidar mücadelesinden ibarettir; iktidarın nihai biçimi ise şiddettir” ya da Mao Zedong’un “siyaset, kan dökülmeyen savaş; savaş ise kan dökülen siyasettir” sözleri, siyaset ile (...)
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  32.  17
    Aristoteles’in Dört Neden Kuramının Günümüz Biyolojisi Açısından Önemi.Özlem Yilmaz - 2013 - FLSF Felsefe Ve Sosyal Bilimler Dergisi 16 (16):221-230.
    Felsefe tarihinin hiç şüphesiz en önemli filozoflarından biri olan Aristoteles (M.Ö. 384-322), aynı zamanda bilim tarihinin de en önemli kişilerindendir. Yaşadığı dönemde henüz bilim ve felsefe ayrılmamıştır; bununla birlikte Aristoteles, bilimsel ve sistemli düşünmenin, örnekleme yapmanın, bilim insanının doğaya öğrenmek için yaklaşmasının ilkelerini, ilk kez bu derece düzenli şekilde ortaya koyan kişi olmuştur. Dört neden kuramı söz konusu ilkelerin temelini oluşturmaktadır. Bu çalışmada günümüz biyolojisinin en kapsamlı tartışmalarından biri olan ‘fenotipin ne olduğu ve nasıl oluştuğu’ konusunun, Aristoteles’in dört neden kuramı (...)
    Direct download (3 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  33. Türkiyeʹnin Göreli Gerilemesine Tanılar: Dinci Paradigmanın Iflası: Kadını Aşağılayan Erkek Egemen Toplumun Çöküşü.Çetin Kaya - 2009 - Yalın Yayıncılık.
    Türk milleti dünyanın en zengin kültürüne sahip olduğu gibi en zengin diline de sahiptir. Ancak daha eski çağların dil verileri ne yazık ki, yazılı vesikalara aktarılmamış, karanlık dönem olarak kalmıştır. O bakımdan Türkçenin Altay veya Proto-Türk devri hakkında bilgimiz sınırlıdır ve sahip olduğumuz kelime sayısı da çok azdır. Eski Türkçe adlanan bu lügat sadece Orhun-Yenisey yazıtları ile tespit edilen ve Uygur yazıtları ile devam eden Türkçenin malum en eski yazılı kaynaklarının sözlüğüdür. Yer yüzündeki diller arasında Türkçenin yerine baktığımızda, Ural-Altay dil (...)
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  34. Ekmelüddîn B'bertî’nin Del'lete İlişkin Meselelerdeki Tercih ve Yorumu.Şeyma Gülsüm Önder - 2022 - Tasavvur - Tekirdag Theology Journal 8 (1):539-559.
    Lafzî vazʿî delâlet; mutâbıkî, tazammunî ve iltizâmî delâlet olmak üzere üç kısma ayrılır. Lafzın, anlamına tam uyumluluğunu gösteren mutâbakatın mahiyetine dair İslâm âlimleri arasında ittifak varken tazammunî ve iltizâmî delâlete ilişkin bazı meselelerde görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Fıkıh usûlü ve belagatta merkezî rol oynaması bakımından iltizâmî delâlete ilişkin tartışmalar ağırlıktadır. Her iki alandaki bazı temel eserlere şerh yazan Ekmelüddîn Bâbertî, iltizâmî delâlet başta olmak üzere delâletin ele alındığı hususlara ilişkin ihtilaflı meselelerde görüş beyan etmiştir. Bunlar arasında iltizâmî delâletin aklîliği ve gerçekleşmesi (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  35.  13
    Özgürlük Üzerine Bir Deneme.Soner Soysal & Herbert Marcuse - 2013 - İstanbul, Turkey: Ayrıntı Yayınları.
    Frankfurt Okulu'nun kurucu üyelerinden ve 20. yüzyıl eleştirel düşünce dünyasının köşe taşlarından biri olan Herbert Marcuse'nin 1969 yılında, bütün dünyanın halk ayaklanmalarıyla ve toplumsal hareketlerle çalkalandığı sıcak günlerde yayımlanan kitabı Özgürlük Üzerine Bir Deneme ele aldığı konuları ve tespitleriyle günümüzde de önemini koruyor. Bu kısa ama çarpıcı makale, Sol'un teorik ve pratik yeniden inşası ve eleştirel düşüncenin doğru mecralarda ilerleyişinin sağlanması açısından mutlaka okunması ve derinlemesine irdelenip tartışılması gereken eserlerin başında gelir. İleri endüstri toplumuyla rekabete giren sosyalist blok, bu rekabetin (...)
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  36.  3
    İnsanın sonları jaques Derrida.Mevlüt Albayrak, Muhammed Toprak, Mustafa Mercan & Eyüp Can Yüksel - 2019 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 31:96-114.
    Her felsefi kongre zorunlu olarak politik bir öneme sahiptir. Bu, yalnızca felsefenin özünü her zaman politik olanın özüne bağlayan bir şey yüzünden değildir. Temel ve genel olarak, bu politik ima ona [felsefe ve politika arasındaki a priori ilişkiye] ağırlık katıyor, onu daha ciddi kılıyor ve özellikle felsefi kongre aynı zamanda uluslararası bir kongre olduğunda onun ayırıcı özelliğini de belirliyor. Uluslararası bir felsefe konferansı olasılığı sınırsız bir biçimde, farklı çizgilerle birlikte ve genelliğin birçok düzeyinde araştırılabilir. En genel anlamında böyle bir olasılık, (...)
    No categories
    Direct download (4 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  37.  9
    Kierkegaard’nun Öznel-Nesnel Hakikat Ayrımı Temelinde Tekil Birey Anlayışı.Soner Soysal - 2019 - Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy 6 (2):90-101.
    Bu makalede Søren Kierkegaard felsefesinin temel kavramlarından birisi olan ve yine bu felsefeye varoluşçu karakterini kazandıran tekil birey kavramını ele alıyorum. Kierkegaard, ilk bakışta epistemolojik bir ayrımmış gibi görünen, bu kavramı öznel ile nesnel hakikat arasında yaptığı ayrım üzerine temellendirir. Kierkegaard tekil bireye giden yolun nesnel hakikatten değil, öznel hakikatten geçtiğini ileri sürer. Tekil birey, Kierkegaard’ya göre, kendi yaşamının sorumluluğunu alabilen, kendi yaşamını şekillendiren değerleri seçebilen ve bu değerlerle nasıl ilişki kuracağını belirleyebilen bir bireydir. Ne var ki, Kierkegaard’ya göre, tekil (...)
    Direct download (3 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  38.  20
    What is Conditional Probability?Hilmi Demir - 2016 - Kilikya Felsefe Dergisi / Cilicia Journal of Philosophy 3 (2):1-15.
    In the standard and traditional view, the concept of conditional probability is defined with what is known as the ratio formula: the probability of B given A is the ratio between the probability of A and B and the probability of A. It is well known that this definition does not match the conceptual and mathematical expectations that we have from conditional probability, especially for the probability values at the limits. Thus, as pointed out by several philosophers such as Popper (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  39.  2
    Ki̇tap tanitimi Immanuel, Kant, (2021), fakültelerin çatışması, (çev. Mevlüt albayrak), ankara: Fol yayınları.Nurten Ki̇ri̇ş Yilmaz - 2021 - Tabula Rasa: Felsefe Ve Teoloji 36:61-63.
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  40.  4
    Şiî Tefsir Geleneğinde Nesh Teorisi.Sabuhi Shahavatov - 2020 - van İlahiyat Dergisi 8 (12):88-99.
    Tarih boyunca Kur’an’ı anlama ve yorumlama faaliyetinin metodolojik bir zemine oturtulmasına yönelik çabaların semeresi olarak oluşup şekillenen klasik Ulûmu’l-Kur’an bahislerinden biri olan nesh konusu Sünnî gelenekte olduğu kadar Şiî gelenekte de farklı yorumlara konu olmuştur. Şiî müfessirler çoğunlukla bu kavramın anlam ve izahı ile ilgili olarak Sünnî meslektaşlarıyla benzer tutumlar sergilemiş olsalar da belli kırılma noktalarında onların kendilerine özgü yaklaşımlara sahip olduğu da gözlemlenebilmektedir. Özellikle nesh ve bedâ kavramları arasındaki benzerlik ve karşıtlık noktaları ile neshin Kur’an dilindeki isimlerinden biri olan (...)
    No categories
    Direct download (3 more)  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  41.  1
    Paul Draper, Agnosti̇si̇zm Ve Kötülük Problemi̇.Nesim Aslantatar - forthcoming - Dini Araştırmalar.
    Kötülük probleminin, genellikle, ateizmin bir delili olduğu kabul edilir. Ancak bu varsayımın zorunlu olmadığının kanıtı olarak bazı düşünürler örnek gösterilebilir. Örneğin, literatüre kazandırdığı eserlerine baktığımızda kötülük problemininin kendisi için büyük bir problem olduğunu söyleyebileceğimiz günümüz din felsefesinin önde gelen düşünürlerinden Paul Draper, kendini agnostik olarak tanımlar. Draper, kötülüğün doğrudan agnostisizmi desteklediğini savunmaz, daha ziyade, ateizmi tek başına kanıtlayacak gücü olmadığını savunur. Açıktır ki, kötülük probleminin Draper için yeterince kanıtlama gücü olsaydı, kendisinin agnostik değil ateist olması beklenirdi. Kötülük probleminin, genel olarak, (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  42.  1
    İslam Hukuku Ve Antik İbrani Hukukunda Yargıçlık.Melikşah Aydin - forthcoming - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi.
    Öz: Yargıçlık tarihteki en eski mesleklerden biridir. İlahi kökenli bir hukuk sistemi olan İbranilerde de yargıçlık gerek Tevrat gerekse sonradan hukukçuların katkıları ile ortaya çıkmış ve uygulanmıştır. İbrani hukukunun temel kaynağı olan Tevrat’ta peygamberlerin ve Hz. Musa’nın hem hükümdar hem de yargıç olarak yetkilendirildiklerinden bahsedilmekte, bunun dışında yargıçların adil, rüşvet almaksızın ve güçsüzleri korumak temelinde hüküm vermeleri emredilmektedir. Bu konuda benzer hatta aynı hükümlerin İslam hukukunda da olduğunu müşâhade etmekteyiz ki burada gerek önceki peygamberlerin gerekse son peygamber Hz. Muhammed’in hem (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  43.  25
    Kötülük Problemine Felsefi Ve Kelamî Açıdan Mukayeseli Bir Yaklaşım.Metin Özdemir - 2018 - ULUM Journal of Religious Inquiries 1 (1):65-84.
    Kötülük meselesi, hem felsefenin hem de teolojinin ortak problemidir. Filozoflar ve teologlar bu konuda kendi din anlayışlarına, paradigmalarına ve metodolojilerine uygun bir teodise / ilahi adalet savunusu geliştirmişlerdir. Onlar dünyadaki kötülük olgusunu kendi yaratılış teorilerine uygun olarak izah etmeye ve anlamlandırmaya çalışmışlardır. Bu nedenle her iki taraf da hem metafizik hem de ahlaki kötülük konusunda ciddi ayrılıklar göstermektedirler. Filozoflar, tabii kötülük konusunda, kurgusal varsayımlara dayalı sudur nazariyesine bağlı kaldıklarından rasyonellikten uzaklaşmış; ancak ahlaki kötülükler konusunda son derece rasyonel bir yol izlemişlerdir. (...)
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  44.  18
    Mutezilî Ahlâk Nazariyesinde Bilgi-Değer Münasebetine Bir Bakış.Fethi Kerim Kazanç - 2018 - ULUM Journal of Religious Inquiries 1 (1):103-125.
    Mu‘tezilî kelâmcıların ortaya attıkları ahlâk nazariyesi Ortaçağ İslâm dünyasında önemli bir yer işgal eder. Bundan dolayı, bu makale bilgi-değer münasebeti sorununa ayrılmıştır. Eş‘arî kelâmcıların aksine, Mu‘tezilîler, bilgi-değer münasebetinden yola çıkmak suretiyle, din gönderilsin ya da gönderilmesin, iyi, kötü ve zorunlu gibi bazı objektif değer terimlerinin akıl kanalıyla bilinebilirliği tezini öne sürmüşlerdir. Mu‘tezilîler, ahlâkî değerler alanında nesnelciliği savunurlar, ancak onların savunduğu ve zorunluluğunu bütünüyle Tanrı’dan alan bu türden bir nesnelcilik anlayışını, deyim yerindeyse, “ilâhî nesnelcilik” diye nitelendirmek mümkündür. Onlarca, değerler daha başlangıçta (...)
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  45.  6
    Âlemin Ötesine Uzanan El: Mu‘tezile’nin Basra ve Bağdat Ekolleri Arasında Boşluk/Hal' Tartışmaları.Ahmet Mekin Kandemir - 2021 - Nazariyat, Journal for the History of Islamic Philosophy and Sciences 7 (1):1-34.
    Kelâmda boşluk fikrini atomculuğun kabulüyle başlatmak mümkün olsa da konuyla ilgili asıl tartışmaların Yunan felsefî mirasının İslam dünyasına aktarılmasından sonra gün yüzüne çıktığı görülmektedir. Kelâm literatüründe, felsefî gelenekte olduğu gibi boşluğun iki türü olduğu kabul edilmiştir. Bunların ilki âlemin dışında/ötesinde bulunan haricî boşluktur, ki bu tarz bir boşluğun olup olmadığı problemi kelâm kaynaklarında “âlemin ötesine bakan kimse bir şey görebilir mi” veya “âlemin dışına elini uzatan kimsenin eli hareket eder mi” soruları etrafında tartışılmıştır. İkincisi ve kelâmcıların gündemini daha çok meşgul (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  46.  37
    Hanefî Mezhebi’Nin Kurucu İmamlarından Biri Olan Züfer B. Hüzeyl’in İstihsana Yaklaşımı.Adem Çiftci - 2018 - ULUM Journal of Religious Inquiries 1 (1):35-64.
    Mezheplerin teşekkül etmeye başladığı ilk dönemlerden itibaren istihsanın bir istidlal yöntemi olup olmadığı tartışılagelmiştir. Bu tartışmaların temelinde kavramsallaşma sürecini henüz tamamlamamış olan istihsan teriminin çağrıştırdığı keyfiliğin/sübjektivitenin etkisi çok fazladır. Bu yüzden istihsanı bir yöntem olarak benimseyenler, ağır ithamlara maruz kalmışlardır. İstihsanı benimseyenlerin başında Hanefî hukukçular gelmektedir. Öyle ki istihsan yöntemi Hanefî mezhebiyle anılır hale gelmiştir. Bununla birlikte mezhebin önde gelen temsilcilerinden biri olan ve kıyas metodunu kullanmasıyla ön plana çıkan Züfer b. Hüzeyl’in istihsana yaklaşımıyla ilgili iki farklı yaklaşım tespitedilmiştir. Yaptığımız (...)
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  47.  8
    Kant: Dolg in Nič. »Manj Od Ničle «.Petar Bojanić & Sanja Todorović - 2014 - Filozofski Vestnik 35 (3).
    Znano je, da so negativne velikosti svojo legitimnost od svojega nastanka dalje dobile skozi to, da so bile interpretirane kot dolg. S pretvorbo matematike v prirodoslovje pa je ta interpretacija postala nezadostna. Kantov spis iz leta 1763 o negativnih velikosti predstavlja poskus, da se po vzoru na Eulerjev argument o neizogibnosti iz dela Réflexions sur l'espace et le temps pokaže realnost negativnih velikosti izhajajoč iz tretjega Newtonovega zakona akcije in reakcije. Kantov pojem realne zoperstavljenosti skuša dotedanjo interpretacijo – dolg, spraviti (...)
    No categories
    Direct download  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  48. Ölüm Sorusu.Otto Friedrich Bollnow - 2013 - Ethos: Dialogues in Philosophy and Social Sciences 6 (1).
    İnsan Dasein’ının varoluş felsefesindeki[1] anlayışı, bir iç zorunlulukla ölüm sorusuna çıkmak durumundadır ve bu anlayış öncelikle kendisinin son belirlenmişliğinde karşılanabilir. İnsan Dasein’ının sonluluğu belli bir konuma fırlatılmışlık içerisinde sorumluluğu, nasıl ki sınır durumdaki deneyimlere yüklemede etkisini gösteriyorsa, sonluluk da zorunlu biçimde insan Dasein’ının en son ve en uç sınırı olan ölümü ortaya çıkartır. İnsanın kendini bir hiçliğin önünde durmuş ve gerçek bir olabilmeye davet edilmiş bulduğu ruh hali olarak korku içinde bulunuş, ölümle karşılaştırıldığında insanın en uç korkusuna da işaret ediyor (...)
    No categories
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  49. Študij in učiteljsko delo Josipa Pipenbacherja.Matej Hriberšek - 2021 - Clotho 3 (1):5-38.
    Leta 1869 rojeni Josip Pipenbacher je po končani gimnaziji v Mariboru in nato v Ljubljani, kjer je maturiral, na Dunaju študiral klasično filologijo in tam l. 1895 tudi doktoriral kot drugi slovenski doktor klasične filologije. Po opravljenem učiteljskem izpitu je poučeval na II. državni gimnaziji v Ljubljani, na gimnaziji v Novem mestu in nato znova na II. državni gimnaziji v Ljubljani, ki jo je v obdobju od l. 1921 do upokojitve l. 1928 vodil kot direktor. Od ustanovitve Oddelka za klasično (...)
    No categories
    Direct download (2 more)  
    Translate
     
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
  50.  30
    Response by Kun-Ki Kang: A Buddhist Response To.Kun-ki Kang - 1996 - Buddhist-Christian Studies 16:185-187.
    Direct download  
     
    Export citation  
     
    Bookmark  
1 — 50 / 1000